Güncellendi…
Kredi derecelendirme kuruluşları ‘ndan Moody’s geçtiğimiz aylarda Türkiye’nin kredi notunu bir kademe düşürerek “yatırım yapılabilir seviyenin” altına indirmişti. Bununla birlikte derecelendirme kuruluşları ile ilgili tartışmalar da alevlendi.
27 Ocak 2017 tarihinde ise S&P ve Fitch de Türkiye’nin kredi notunu açıkladı.
Fitch Türkiye’nin BBB- olan notunu, BB+ seviyesine düşürdü. Görünümü ise durağan olarak belirledi.
Bu ne demek oluyor; Türkiye’nin yatırım yapılabilir seviye notunun altına düşürmüş oldu. S&P ise Türkiye’nin yabancı para cinsinden kredi notunu “BB”, yerli para cinsinden notunu ise “BB+” seviyesinde teyit ettiğini, not görünümününü ise “durağan”dan “negatif”e indirdiğini açıkladı.

Bu ne demek oluyor;

Hali hazırda Türkiye’nin S&P ile bir anlaşması bulunmuyor. Uzmanlar bu kararın Türkiye ekonomisine direk bir etkisi olmayacağı düşüncesinde.

Ekonomi ile ilgili ilgili herkesin en az bir kaç kez duyduğu bu derecelendirmeler nedir, ne tür getirisi/götürüsü vardır sorularına cevap aradık.

KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI VE AMAÇLARI

Küreselleşen dünya ile birlikte, bir ülkedeki yatırımcılar bir başka ülkedeki bir kuruma veya bir devlete finansal araçlar vasıtasıyla kredi verebilmektedir. Ancak bu şekilde bir yatırımcı o devletin ve kurumun ekonomik durumu hakkında bilgi sahibi olmak ister. Bu bilgiye tam anlamıyla ulaşmak çok uzun uğraşlara neden olacağı için bu işi yapabilecek kurumlara talep doğmuştur.  Bunun neticesinde Kredi Derecelendirme Kuruluşları ortaya çıkmıştır.  Kredi derecelendirme kuruluşları özel sektör kuruluşlarını, kamu kurumlarını ve devletleri değerlendirerek belirli şekillerde ifade edilen (AA, AA+,BBB vb) bir kredi notu vermektedir. Sadece yatırımcı açısından değil borçlanmak isteyen kuruluş, kurum ve devletler de kredi derecelendirme kuruluşlarından kredi notu talep ederek uluslararası piyasalardan borçlanabilmektedir.

Moody’s Standart and Poor’s Fitch Notun anlamı Ülkenin durumu
Aaa AAA AAA En yüksek kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
Aa1 AA+ AA+  Yüksek kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
Aa2 AA AA  Yüksek kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
Aa3 AA- AA-  Yüksek kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
A1 A+ A+ İyi kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
A2 A A İyi kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
A3 A- A- İyi kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
Baa1 BBB+ BBB+ Ortanın altı kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
Baa2 BBB BBB Ortanın altı kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
Baa3 BBB- BBB- Ortanın altı kredi derecesi Yatırım yapılabilir seviye
Ba1 BB+ BB+ Yatırım yapılamaz Spekülatif seviye
Ba2 BB BB Yatırım yapılamaz Spekülatif seviye
Ba3 BB- BB- Spekülatif Spekülatif seviye
B1 B+ B+ Spekülatif Spekülatif seviye
B2 B B Önemli derecede spekülatif Spekülatif seviye
B3 B- B- Önemli derecede spekülatif Spekülatif seviye
Caa CCC+ CCC Şiddetli riskli Spekülatif seviye
Caa3 CCC CC Şiddetli riskli Spekülatif seviye
Ca CC C Aşırı spekülatif Spekülatif seviye
D D DDD DD D Yükümlülüğünü yerine getiremez Default

Şekil 1. Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının notları ve anlamları

KREDİ NOTU NEYİ İFADE ETMEKTEDİR?

Kredi Derecelendirme Kuruluşları ‘ndan alınan kredi notları, kurum, kuruluş ve devletlerin borç yükümlülüklerini yerine getirip getiremeyeceğine dair risk durumunu ifade etmektedir. Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notlar devletleri ve kurumları birçok yönden etkilemektedir.

Verilen kredi notu devletlerin öncelikli olarak yatırım risk durumlarını göstermektedir. En basit deyişle düşük kredi notuna sahip ülkeler dışarıdaki bir yatırımcıda yüksek risk algısına yol açmaktadır. Ülke kredi notları (Sovereign Credit Rating)  sadece kamunun borçlanmasını değil aynı zamanda özel sektörün yabancı yatırımcılarını da dolaylı olarak etkileyebilmektedir.

KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI VE HAKLARINDA GETİRİLEN ELEŞTİRİLER

Dünyada kredi derecelendirmesi denilince akla 3 firma gelmektedir. Bunlar; Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch Ratings‘dir.  New York’ta  faaliyet gösterek bu kuruluşlar; şirketler, devletler ve kurumlarla  bir değerlendirme anlaşması yaparak kazanç sağlamaktadırlar. Bazı ülkelerin bu kuruluşlarla bir anlaşma yapmamasına rağmen, küresel yatırımcıların isteğiyle kredi notları hesaplanmaktadır.  Bu hesaplamalarda bir kaç farklı parametre kullanılmaktadır.  Kullandıkları niteliksel ve niceliksel kriterler;

  • Ülke ekonomisinin esnekliği
  • Büyüme potansiyeli ve ekonomik istikrarı
  • Borç oranları ve ödeyebilme kapasitesi gibi ekonomik değerlendirmelerin yanı sıra
  • Ülkenin siyasi istikrarı
  • Ülke liderlerinin durumu
  • Dış politika gelişmeleri
  • Siyasi gündemdeki riskler
  • Merkez Bankası’nın bağımsızlık derecesi gibi siyasi değerlendirmelerdir.

Grafik.1: Kredi derecelendirme kuruluşlarının yıllara göre Türkiye’ye verdikleri notlar
(Harf notları en yüksek not=100, en düşük not=20 olacak şekilde sayısal değerlere çevrilmiştir.)

Kredi derecelendirme kuruluşları Objektif, tarafsız, şeffaf ve itibarlı olmak zorundadır. Birçok tartışma da tam bu noktada başlıyor. En başta bu kuruluşların hiçbir hesap verme yükümlülüğünün olmaması, yatırımcıların bu kuruluşlara güvenini giderek azaltıyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının piyasalar üzerinde sahip oldukları etkinin yanı sıra aldıkları manipülatif ve yanlı kararlar nedeniyle de tartışma konusu olmaya devam ediyorlar. Ülkelerin yapıları birbirinden farklı olduğundan dolayı tüm ülkelere uygulanan tek bir metodoloji finansal sisteme uyum sağlayamamıştır. Ülkelerin kredi notunu değerlendirirken ülkesel farklılıklarını göz ardı ettikleri için ekonomik şoklara karşı her birinin vereceği tepkileri kestirmede başarısız olmuşlardır.

ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ KARARLARI SİYASİ MİDİR?

Kredi derecelendirme kuruluşları ile ilgili akla gelen sorulardan biri de verdikleri notların siyasi olup olmadığıdır. Geçmişe dair verdikleri bir çok karar siyasi bulunmuş ve bu kuruluşlar sert tepkilerle karşılaşmışlardır. Sektörün oligopolistik yapısı nedeniyle krizleri derinleştiren birer unsur olarak görülmüşlerdir. Birçok siyasi, yatırımcı ve şirket yöneticileri yaptıkları açıklamalarda kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notların siyasi olduğunu veya bu kararları verirken maddi çıkarlarını gözettiklerini belirtmişlerdir.

 

 

Bu konuda getirilen bazı eleştirileri sizler için derledik;
  • Standard & Poor’s, 2004-2007 yılları arasında bazı mortgage kredileri için yaptığı haksızlıklar sonrası 1,38 milyar dolar ceza ödemişti. Birçok uluslararası yatırım uzmanı ise,Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch Ratings ‘in her yıl borç tavanı ve bütçe krizleri yaşayan ABD’ye hala en yüksek kredi notunu vererek imtiyaz gösterdiğini düşünüyorlar.
  • Avrupa Birliği (AB) ise, 2008’de Yunanistan’dan başlayarak İspanya, İrlanda, Portekiz ve İtalya’ya yayılan “Euro Krizi”nden ötürü bu derecelendirme kuruluşlarını suçlamıştı. Bu ülkelerin çöküşünde derecelendirme kuruluşlarının metodolojik hatalarının olduğu görülmüştür.  Ayrıca, Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB eski Başkanı Jose Manuel Barroso, eski ECB Başkanı Jean Claude Trichet ve Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble da derecelendirme kuruluşlarının kararlarını ve işleyişini eleştiren Avrupalı yetkililer arasında yer alıyor.
  • Derecelendirme kuruluşları, Asya krizinde ülkelerin notlarını kriz öncesinde erken uyarı şeklinde açıklamamış bunun yerine kriz iyice derinleştikten sonra ani ve sert biçimde düşürmüştü.   1997 ile 1998 yılları arasında Endonezya, Güney Kore, Malezya ve Tayland’’ın dereceleri 5 seviye birden düşmüş ve bu durum yatırımcılar arasında panik doğurmuş, krizi daha kötü hale getirmişti. Bunun sonucunda notlar daha da düşmüştü.
  • 2001 yılında ABD’de yaşanan Enron skandalı, 2002 yılında yaşanan Worldcom, 2003 yılında Parmalat ve yakın tarihte Lehman Brothers’ın batmasının ardından, bu firmaların çöküşünden çok kısa bir süre önce verilmiş olan yüksek kredi dereceleri ile kredi derecelendirme kuruluşlarına duyulan güveni önemli ölçüde sarsmıştır. Sektörün en önemli üç firması olan Moody’s, Standard and Poor’s ve Fitch’in verdikleri tartışmalı kredi notları ile yoğun şekilde eleştiriye uğramış, bu baskılar sonucunda 2008 yılı içinde yüksek kredi notuna sahip firmaların kredi derecelerini ani bir şekilde düşürmeleri ile küresel krizin derinleşmesindeki önemli bir etken olarak görülmüştür.
  • 1997 Asya krizi, 2008 küresel krizi ve 2011 Avrupa borç krizi göstermiştir ki kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeye aldıkları kriterlerdeki uyumsuzluk, analistlerin sübjektif yargılarının öne çıkması bunun da kredi derecelendirme kuruluşlarının kredibilite ve geleceğe yönelik uyarı mekanizması işlevinin yitirilmesine neden olmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: http://www.setav.org/,

http://countryeconomy.com/ratings/turkey,

http://www.dailymarkets.info/,

https://www.moodys.com/,

http://www.bloomberght.com,

http://www.standardandpoors.com,

https://www.fitchratings.com

VeriAnaliz